Salı, Mayıs 01, 2007

Sizde de super ajans sendromu olabilir...

Mayıs ayı… Yeni yıl pazarlama planı telaşına mı düştünüz? Aza koysam dolmuyo doluyo koysam almıyor diye çevrenizden yardım mı bekliyorsunuz? Süper iş adamları, yönetim danışmanları, popüler pazarlamacılar, reklamcılar.. Kimseler derdinize çare bulamıyor mu? Sizden illa ki yenilikçi, başarılı, sonuçları ölçülebilen, iddialı kampanyalar mı bekleniyor? Sıradan olmanın anlamını unutalı uzun yıllar mı oldu?
Uzmanlar bunun mükemmelliyetçilik kadar ajansınızdan da kaynaklanabileceğini söylüyor. Mediacat’in bu sayısında yer verdiğimiz testi çözerek 10 soruda ‘süper ajans sendromu’nun sizi de pençesine alıp almadığını anlayabilirsiniz.

1. Sabah rutinizi en iyi hangisi tanımlar?
a. Günlük gazeteleri tararırım. Ajansım da yurtdışı kaynaklı beğendiği haberleri göndermiştir, onlara bir göz gezdiririm.
b. Bugün 3 sunum, yarına 2 toplantı var. Allah yardımcımız olsun.
c. Hüseyin Efendi’nin köpüklü kahvesi olmadan güne başlamam.

2. Müşteri temsilcimle en son konuşmamda...
a. Geçen yaptığımız çalışmanın geri dönüşlerini tartıştık.
b. Ah ne olacak bu youtube’ın hali diye dertleştik.
c. Jimmy şu mu çu mu... Neydi şu bizim kızın anlattığı ‘in’ ayakkabılar?

3. Ne sıklıkta ajansınızla görüşüyorsunuz?
a. Önemli olan sıklık değil, kalite...
b. Sabahları yapılacak işlerin üzerinden geçmek için, bir de gün içersinde soruları olup olmadığını bahane ederek işlerin ne aşamada olduğunu anlamak için telefonla ararım.
c. Ajansım saolsun google gibidir. Aklıma ne zaman bir soru gelse ararım.

4. Strateji nedir?
a. Ajansa verilen iş briefindeki hedefe ulasılması için birlikte izlenecek yol
b. Ajansın strateji departmanındaki çocukların ekmek kapısı
c. Bu soru şaka olmalı!

5. Ajanstan kampanya istediğimde...
a. Hershey Time Square’de bir billboard istemiş de Ogilvy tüm dükkanı tasarlayıp gelmiş ya. Hah! Benim ajansım yanında Ogilvy halt etmiş. Ben ajansımdan bir kampanya isteyeyim... Cep telefonu melodisine kadar full kampanya ile bangır bangır geliyorlar.
b. Ajansımız iş fikirlerimizin en yaratıcı nasıl sunulması gerektiği konusunda bir numaradır. Beklentimizin tam karşılığını her zaman yerine getirmişlerdir.
c. Toplarız güzel kızları, delikanlıları... Bir de arkaya halkın diline pelensek olacak bir melodi bastık mı... Bundan daha iyi kampanya mı olur?

6. Ajansınızda yaratıcı süreç nasıl işliyor?
a. Müştemlerin bizim sesimizi, strateji departmanın tüketicinin sesini kullanarak çizdiği sınırlar içersinde, yaratıcı ekip en fazla etki yaratacak fikrin peşindedir. Yaratıcı fikrin farklı departmanlardan, seviyelerden, hiç beklenmedık yerlerden ve kişilerden çıktığı oldu.
b. Ajans özel tasarlanmış toplantı odasında yaratıcı toplantılar düzenler. Burada fikirlerini tartışır, konuşur, karara bağlarlar. En beğendikleri üç fikir üzerinden biz karar veririz.
c. Bizim çocuklar fikir bulurken çok eğleniyor! Bunlara bu kadar parayı boşuna veriyoruz.

7. Kampanya sunumlarını kim ne sekilde yapıyor?
a. Birlikte çalıştığım ekip, uzmanlık alanlarına göre neyi nasıl düşünüp nasıl bir yaratıcı süreçten geçtiklerini anlatır, bizi de sürece dahil eder.
b. Ajans başkanı ile bizim patron ayaküstü muhabbette kampanyayı çıkarır. Biz de arkadan eksikleri tamamlarız. Bilenler bilmeyenlere anlatır.
c. Şimdi sunum da nereden çıktı? Hadi hep birlikte şu yeni açılan restaurantı deneyelim. Ajans şu reklamda oynayacak castingi de getirsin... Aramızdaki buzları bir eritelim.

8. Yurt dışı pazarlar, reklam kampanyaları diyince aklınıza ilk neler geliyor?
a. Ajansın yıllık sunumları, haftalık reviewler, trend sunumları, günlük mailler...
b. Bir daha subservientchicken lafını duyarsam şurada kusucam.
c. Bizim ajans çok ilgili. Başkan daha geçen gün orası senin burası benim gezdi geldi. Ne yazık ki bizim yaptığımız işin yurtdışı karşılığı yok. Biz Türkiye’ye iş yapıyoruz. Elin yabancısı ne anlar buranın işinden?

9. Peki Medya desem?
a. Medya ajansım ile reklam ajansım koordineli çalışır. Kullandığımız mecra yaratıcı fikri vezir de rezil de edebilir.
b. Yaratıcı sunum sonunda bir 5 dakika medya planının üzerinden geçiyoruz. Tahmini GRP, CRP gibi tüm önemli detayları kısaca tartışır, sonuca bağlarız.
c. Ofisle ev arası telefonda konuşup işi bağlıyoruz.

10. Medya bütçesine ne demeli?
a. Geçmiş kampanyalarda elimizdeki bütçe ile yaratılan etkiye, hedef kitleye, yaratıcı fikre ve en önemlisi ulaşmak istediğimiz hedefe göre medya ajansının analizlerine, reklam ajansının önerilerine bakarak medya bütçesine şekil veririz.
b. Kendi param olsa ajansımın önerilerine gene aynı bütçeyi yatırırdım.
c. Benim param mı canım? Yapıyoruz reklamı satıyor işte. Bas bas paraları Leylayaaaa.... Bir daha mı gelecez dünyayaaaa....


A’lar çoğunluktaysa: Ha alim olsan ha zalim olsan!
Tebrik ederim. Dünya kalitesinde çalışan bir ajansınız var. Anlaşılan ajansın dünyadan, trendlerden de haberdar. Seni elinden geldiğince donatıp, markalarına katkıda bulunacak her türlü bilgiyi seninle paylaşıyorlar. İş hedeflerin ve beklentilerin konusunda ajansı doğru bilgilendirmen gelecek yaratıcı fikirler için çok önemli. Unutma ki önemli olan kısa süreli iyi kampanyalar değil uzun dönem akıllara kazınacak bir kampanya. Bu konuda ajansına hareket edecek alan bırak. Markaların konusunda seninle açıklıkla konuşabilecekleri ortam yarat. Ajansın zaten senin beklentilerinin üzerine çıkmakla tatmin oluyor. Fakat seninle aynı taşın altına elini koyan ajansının da bir gemi dümeninin arkasında olduğunu unutma. Geri gönderdiğin pizza fişleri esasında senin için harcanan uzun saatlerin kanıtı. Senin için çalışan ajansın hevesini kırmaya gerek yok. Senin ihtiyacın olan önündeki fırsatlara konsantre olup, küçük detaylara biraz boşvermek.

B’ler çoğunluktaysa – Kendime yeni bir neden lazım!
Çoğu pazarlama uzmanı gibi günü kurtarıyorsun. Üzerinde kaldırabileceğinden daha fazla yük olduğunun farkındasın ve bu kadar sorumluluğun altından nasıl kalkabileceğine yönelik kendince çözümler geliştirmişsin. Her kötü iş ajansın, her başarı senin... Ne de olsa ajans sözünden çıkmıyor, çıkamıyor. Bu stratejiyi devam ettirebilmek için de üstlerinle iyi ilişkiler içersindesin. Tecrübe her işin olmazsa olmazı. Günlük işler biraz koşturmacalı, kavgalı ama bir şekilde tıkırında ilerliyor. Yani şimdilik! İlerleyen yıllarda ajans müşteri direktörünü kendi koltuğunda görmek istemiyorsan hemen şimdi anlatacağım planı yürürlüğe koy. Önümüzdeki bir ay boyunca günlük işlerini takımından güvendiğin bir pazarlama uzmanına ver. Sen de bu zamana kadar markan için yapılanları düşün. Araştırmalar, kampanya sunumları, medya sunumları, yönetim danışmanlarının yaptığı analizler, trendler... Bunların bir listesini çıkar. Takımını toparla ve markaların için önümüzdeki dönem çok konuşulacak, satışları attıracak ajans arayışına hemen başla. Sonra da arkana yaslan ve birazcık gevşe, herşey çok güzel olacak!

C’ler çoğunluktaysa – Geçen günlerin hesabını kimlere sorarım!
Tebrik ediyorum. Pazarlama ekibin sayesinde reklam ve pazarlamadan anlamayan ama gene de iş yapan bir ajans var. Sana tavsiyem ajansını direk çöpe at. Daha sonra da boyle bir ajansla bunca zaman çalışan pazarlama ekibine bakmanda sağlık var. Ancak bunların hiçbiri gerçek çözüm değil. Gerçek çözüm için kendi içine dön ve bu hafta içinde yapman gereken en önemli üç şeyi yaz. Unutma sadece üç madde! Bunların kaç tanesi için hevesle yanıp kavrulup gece uykularından oluyorsun? Hiçbiri mi? Burada hissedarların uzun vadede bu işten zarar görmemesi için anahtar sözcük sorumlulukları bir profesyonele delege ederek şirketi bir bilene emanet etmek... Hem herkesin ehemmiyetli iş adamı olmasına da gerek yok ki! Yöneticiliğin hem fizyolojik hem de psikolojik yan etkileri olduğu kanıtlanmış bir gerçek. Sen kumsalda uzanırken, senin işini senden daha fazla sahiplenip senin yerine stres olacak bir çok zehir gibi yönetici var ortamda. Senin tatlı canını üzmene ne gerek var?

Etiketler: , , ,

1 Comments:

Anonymous Adsız dedi ki...

çok eğlenceli ve yaratıcı, ancak bu kadar çok imla hatası yapılması ve anlatım bozuklukları içermesi üzücü.

2:15 ÖÖ  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfaya Dön

eXTReMe Tracker